AK PARTİ VE ERDOĞAN KAYIPSIZ KAZANIRSA İYİCE ŞIMARIR

Rant coşkusunun getirdiği sahip olma hazzıyla dolup taşan Ak Parti bu seçimde de kayıpsız bir zafer kazanırsa vurdumduymazlığın, şımarmışlığın önüne geçilemez. Ben diyorum ki ders verilecekse işte tam zamanı... Yoksa haz eşiği yükselen ve daha fazlasını isteyen bu iktidar sahiplerini durdurabilecek hiçbir engel kalmayacak.

Etrafında yaptığı yanlışı söyleyebilecek bir Allah'ın kulu bulunmayan Erdoğan, zafer için günde 8 miting yapmaya başladı. Tüm Ak Parti ve devlet kaynakları aylardır seferber... 

Ne için?

Erdoğan'ın karşısındaki gazeteci kılıklı dalkavuklar bunu "millet sevgisi" olarak yorumlayadursunlar biz gerçeklik havuzuna cumburlop atlayalım.

İktidar istisnasız herkesi hasta eder. Bu dünyanın kanunudur. Hayatında asla ama asla mülk sahibi olmamış Bay Frodo bile en son dayanamayıp mülk sahipliği hazzını yaşamak istedi. Ama yanında onun yanlışlarını gören bir çift göz daha vardı. Fakat Erdoğan'ın yok. Lotr Frodo "yüzük benim" Sahnesi.

Böyle bir ortamda iktidar sahibi tanrı-kral konumundadır. İktidar "tanrı" tarafından verilmiştir; sorgulanamaz. Ben değil ama iktidar sahibi böyle düşünür.

Son yıllarda mülk sahipliği ve rant coşkusunun kibir bulutuyla kaplanan Ak Parti'de metal yorgunluğu söylemi işe yaramadı. Ak Partililer bile aday yapılanlardan memnun değiller. "Bağrımıza taş basacağız" diyorlar. Çünkü? diye sorulduğunda, "bekamız tehdit altında" diyorlar. 

"Beka" olarak kısaltacağım bu akıl dışı söylem Ak Partilileri konsolide etmek için Erdoğan tarafından uydurulmuş bir korku söylemidir. Ak Partililer de bunun farkında fakat başlarını toprağa gömüyorlar. 

Ekonomik nedenler bariz ortada.
Belediyeciliğin gerekleri de ortada. 

O halde belediyelerin ve yerel sorunların konuşulması gerekir. Tüm yetkileri inhisar etmiş bir kişinin hala güç talep etmesi pek de hayra alamet değildir. 

Bu anlamda Erdoğan ve partisi kayıpsız bir kazanç kazanına düşerse önümüzdeki yıllar muhalifler, eleştirel düşünenler, sorgulayanlar yanında yandaşlar ve destekçiler adına da zindan haline gelecektir. 

Savaş çıkarma ve kanun koyma yetkisine tek başına sahip olan kişi bu güçle asla ama asla rahat durmayacaktır. Bu yüzden özellikle daha önce Ak Parti'ye oy vermiş olanların artık bir ders vermesi bir zorunluluktur. Eğer Ak Parti "milletin hizmetkarı" ise sandıktan çıkacak "ders vermeyi" de kabullenecektir. Yok eğer yukarıda anlattığım gibi iktidar hastalığına yakalanmışlarsa(ki bence öyle) o halde zaten iş işten geçmiş olacaktır...

Yorum Gönderme

0 Yorumlar