AK PARTİ'DEN HOCAYA DARBE

29 Nisan tarihinde gerçekleşen MKYK toplantısı ve dokunulmazlık tartışmaları bir kırılma noktasıydı. İl ve İlçe başkanlarını atama yetkisi elinden alınan Davutoğlu ile Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmesi ise az önce sona erdi. Kulislerden edinilen bilgiye göre Ak Parti olağanüstü kongreye gidiyor. Davutoğlu aday olmayacak. 













Ak Parti içerisinde Davutoğlu'nu istemeyen güruh aşikardı. Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimine doğru yeni genel başkanın kim olacağı konusunda partinin genelinin Abdullah Gül'ü istediği düşünüyordu. Hatta Gül'ün görev bırakmasından kısa süre sonra kapağı paint programıyla hazırlanmış bir kitap yayınlandı. Gül'ün korumasının yazdığı "Abdullah Gül ile 12 yıl" adlı kitap Gül'ün genel başkanlığa layık olduğunu partiye empoze eder nitelikteydi. 

Ta ki 29 Nisan günü yapılan MKYK toplantısına kadar. Davutoğlu'nun İl ve İlçe başkanlarını yardımcıları aracılığıyla atama yetkisi elinden alındı. Bu kararın alınmasında  "Erdoğancı" denilebilecek güruhun ağır bastığı görülüyordu.

Pelikan Dosyası e-muhtırası

Sıcak geçen MKYK toplantısından bir kaç gün sonra-1 Mayısta- bir blog yayınlandı. Pelikan Dosyası adlı blogta Davutoğlu'na yönelik eleştiriler ilk defa gün yüzüne çıkmıştı.Sözkonusu e-muhtıra sonrası  Davutoğlu  2 gün sonraki grup toplantısında şunları diyecekti:

"Eski Türkiye defterini yeniden açmayı hedefleyen sanal şarlatan ve müfterilerin Türkiye’ye ameliyat yapmasına müsaade etmeyeceğiz. Bugün herkes imtihandadır. İnandığımız doğrulardan, lekesiz ve temiz siyasetten geri durmayacağız. Bütün bu dava, bütün bu faaliyetler, bütün bu tüzükler, bütün bu kurallar sırât-ı müstakim (doğru yol) içindir."

"Nefsimi ayaklar altına alırım, bir fâninin terk etmeyeceği düşünülen her makamı elimin tersiyle iterim ama asla bu kutlu hareketteki hiçbir dava arkadaşımın kalbini kırmam."
Davutoğlu 'nun en kısa grup toplantısından sonra akılda kalan en önemli sözleri bunlardı. Aslında bu sözler bir istifa sinyali de veriyordu. Ak Parti'nin içerisinde çadır kurmuş  Abdulkadir Servi ise Davutoğlu'na yönelttiği "Konuşmanız istifa sinyali gibi algılandı, ne diyeceksiniz?" sorusuna" Davutoğlu, "Düşünüyorum" diye cevap vermişti. Bu da az önce yapılan "olağan" görüşmenin aslında ne kadar önemli, yani "olağandışı" olduğunu da kanıtlar nitelikte. 

Diğer taraftan Erdoğan'ın dünkü konuşması ise manidardı;
“Makamlar insanlara hizmet için bir araçtır. Muhtar da olsanız cumhurbaşkanı da olsanız kalbiniz ve zihniniz millete hizmet için çalışmalıdır. Önemli olan bulunduğunuz yere nasıl geldiğinizi, orada ne yapmanız gerektiğini ve hedeflerinizin neler olduğunu unutmamanızdır."
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun istifa edeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Hükumet sözcüsü Numan Kurtulmuş'un ise yeni genel başkan seçilebileceğinden söz ediliyor.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar