Asgari ücret neden memur ve emekli maaşı gibi 6 ayda bir güncellenmiyor?

Haziran ayı geldiğinde tüm memurlar ve emekliler harıl harıl enflasyon hesabı yaparlar. Sokakta gezerken resmi enflasyonun yüksek çıkması için dualar eden dedelerle, ninelerle karşılaşmanız oldukça doğaldır. Asgari ücret alanlarsa, aynı Haziran ayında yüksek enflasyon nedeniyle maaşlarının alım gücünün düşüşünü kaygıyla izlerler. Ne kadar hesap yapsalar da işin içinden çıkamazlar.

Her yıl yılbaşında Türk-iş ile yapılan danışıklı pazarlıklar sonucunda açıklanan asgari ücret bir iki ay sonra yine aynı Türk-iş'in açıkladığı açlık sınırının ve yaşam maliyetinin altında kalıyor. Yoksulluk sınırı ise 3 asgari ücret ediyor.

Şimdi gelin asgari ücretin 2020 yılı için son durumuna bakalım.

2020 Ocak ayı asgari ücret 2324 tl.

2020  Ocak ayı açlık sınırı 2219 tl.

2020 Ocak ayı yaşam maliyeti 2698 tl.

Araştırmanın linki

2020 Temmuz ayı açlık sınırı 2406 tl.

2020 Temmuz ayı yaşam maliyeti 2919 tl.

Temmuz araştırmasının linki

Açık ve net görüldüğü gibi açlık sınırının azıcık üstündeki asgari ücret bir kaç ay içinde açlık sınırının altına gelmiş. Memleketimiz krizlerden kurtulsa bile enflasyonsuz bir Türkiye düşünmek imkansız kanımca. Yüksek enflasyonla beraber bekar ve çocuksuz bir kişinin yaşam maliyeti 3 bin lirayı buluyor.

Bu arada açlık ve yoksulluk sınırının belirlenmesi konusundaki süphelerimden hareketle yazdığım şu yazıyı inceleyebilirsiniz. Türk-iş'in belirlediği açlık sınırına da bütünüyle güvenmemek gerekiyor. https://www.itirazonline.com/2019/04/aclk-snr-rakam-gercegi-yanstyor-mu_20.html

Asgari ücret bir işçiye yasal olarak verilebilecek en alt rakam demektir. Yasal olarak çalıştırmanın üst sınırı ise haftalık 45 saattir. 45x4=180 aylık çalışma saatidir. Türkiye asgari ücretin tersine çalışma saatlerine göre dünyada rekorları zorluyor. İşverenler hem işçileri en üst sınırdan çalıştırıyor hem de en alt sınırdan maaş veriyorlar. İşverenin çalıştırarak üzerlerinden gelir elde etmesine rağmen çalışanlarına iş "bahşedip" asgari ücrete şükrettirmesi kabul edilebilir değil. 

Çalışanların yarısının asgari ücret almasından hareketle ülkemizde açlık ve yoksulluk çalışsanız da çalışmasanız da peşinizi bırakmaz diyebiliriz. Bu öyle acınası bir durumdur ki "çalışan kazanır" efsanesini sona erdiriyor. Evet! Ülkemizde çalışan kazanamıyor hatta kaybediyor.

Ben de diyorum ki çalışan kazansın.

Enflasyonun yüksek çıkması için dualar edenler bir tarafa enflasyon nedeniyle açlık çekenler öbür tarafa. Bu bariz çelişkiden doğan toplumsal kokuşmuşluğun bir sonu olmalı. 

Varılan kanı:

Grevleri yasaklayıp işçilerin hakkını aramasını engelleyen hükümet tarafından belirlenen asgari ücretin memur ve emeklilerin maaşları gibi 6 ayda bir güncellenmesi asgari ücretli milyonlara bir can suyu olabilir. Maaşlarının yılın sonunda pul olmasını bir nebze olsun engeller. Enflasyon nedeniyle elindekinden ve avucundakinden olan asgari ücretli için bu düzenleme bir zorunluluk halini almıştır. 

Elbette dünya üzerinde en düşük asgari ücretlerden birini alan memleketin işçisi için bu düzenleme asla yeterli olmayacak. Çalışanların yarısını kapsayan asgari ücretli sayısını azaltmak ve insanlara onuruyla yaşayabileceği bir gelir elde etmesini sağlamak hepimizin görevidir. Reel üretimi ve reel hizmeti bıkmadan usanmadan gerçek hale getiren, bu pandemi döneminde bile çalışmak zorunda bırakılan asgari ücretli işçilere bunu borçluyuz. 

Yorum Gönderme

0 Yorumlar