İbrahim Kalın'dan inip Fahrettin Altun'a binmek


Geçenki yazıda( o da burada) Sözcü İbrahim Kalın'ın Erdoğan için  önemli olduğunu ve onun entellektüel yönünü irdelemiştim. O gün bu gündür Kalın'ı televizyonlarda görmez olduk. Sözcülüğe devam etmesine
, dış politikayla alakalı konularla ilgili kabine sonrası konuşma yapmasına rağmen İbrahim Kalın, sanki yok hükmündeymiş gibi görmezden gelindi, geliniyor. 


Fotoğrafı buradan aldım: http://okuyalimevladim.blogspot.com/2018/11/ibrahim-kaln-gidiyor-fahrettin-altun.html
















Başbakanlığa bağlı olan Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü, Cumhurbaşkanlığı Sistemi kabul edilince Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı yapıldı. Belki de en son değiştirilen bu kurum aslında ilk günlerde değişmesi gerekirdi. Fakat Erdoğan muhtemelen yeni kurulacak olan bu kuruma malum nedenlerle kimi atayacağının kararını hemen veremedi. 

Fahrettin Altun temmuz 2018'de atanmasına rağmen sosyal medya hesaplarının adı Şubat 2019'a kadar değiştirilmedi. Bunun kanıtı ise burada:




Devlet sistemine entegre olmuş herkes ama herkes muhakeme yeteneğini kaybeder. Lidere ve lider için , devlete ve devlet için kavramları kişiyi bir kuklaya çevirir. Devlet bünyesinde özgün, yani kendi kendisine bir şeyler düşünen insan gördüğümde hemen yazma gereği hissetmiştim. Çünkü bu duruma çok az rastlanılırdı. 

Kalın'ın vasat olduğunu, haksızlıkları görmezden geldiğini, lideri için kör taklidi yaptığını biliyorum. O, yazdığı kitaplarındaki gibi davransaydı belki de devlet bünyesinden işittiğimiz ilk anlamlı itirazı duyacaktık. Şimdi o da Fahrettin Altunlaşıyor ama farkında değil. Yeterli süre devlet bünyesinde kalırsa o da içindeki özgünlükleri kaybedecektir. Bunda hiçbir şüphem yok.

Hayatında belki de hiç gülmemiş Fahrettin Altun'a gelelim şimdi de... Altun yıllardır yandaş kanallarda kendisini "Türkiye şöyle güçlü, dış politikası şöyle sağlam" diyerek pazarlıyordu. Her dış politika olayıyla ilgili söylediği her şey ama her şey neredeyse aynıydı. Kılıçdaroğlu'nu eleştirdiği videolar muhtemelen Erdoğan'ın ilgisi çekti.

Onun gibi herhangi bir kabiliyeti olmadığı halde yandaş olup da yarın bir gün müjdelenecek makam, mevki hayaliyle yanıp tutuşanlara örnek oluyor kendisi. 

Bu asla kendini geliştirememiş, entellektüel olarak bir gram özgünlük taşımayan Fahrettin Altun'un İbrahim Kalın'a yeğlenmesi hoşuma gitmiyor. Altun sanki Cumhurbaşkanlığı posta koyma başkanlığı başkanı gibi her Allah'ın günü hükümete yönelik eleştirilere sert ve anlamsız cevaplar verip duruyor. 

Hatta burada Erdoğan'ı neredeyse Allah yerine koyduğu basın açıklamasının bir bölümü oldukça bayağıdır.
Bilinmelidir ki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan her türlü kirli oyunlardan, gizli ortaklıklardan uzaktır.
Recep Tayyip Erdoğan sadece Milletin hür iradesine sırtını dayayarak yine Milleti için mücadele eder.

Utanmasa münezzehtir diyecek. Tamamı burada. Bir ibret vesikası olarak kaydedilmesi gerek. 

Ezberlenen bilgi yığınının fazla olması yetmez, eleştirilere akılcı cevaplar verebilmek asıl önemli olandır. İnsanların kimin ve neyin doğru veya yanlış olduğunu fark edemediği şu çağda onlara telkin vermek bir hakarettir. Olması gereken, insanlara kendi kendilerine hakikate ulaşabilme hürriyetinin verilmesidir.

Devlet ve aristokratları, seçkinleri, elitleri, eleştiriyi yapanı değil, eleştirinin nedenini sorgulamaları gerekir. Fakat görülüyor ki, Fahrettin Altunluk giderek pirim yapıyor. Olsun ben gene de bunu yazmaya devam edeceğim. 

İçeriden de itirazlara ihtiyaç var.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar