Fenerbahçe'den çok yoksulların bu yardımlara ihtiyacı var.

Normal şartlarda yardım kampanyaları kötü bir olay veya durum sonucunda ilaca, tedaviye, yaşamsal malzemeye ulaşamayanlar için, yoksullar için yapılır. Yardımı zengin yapar ve toplananlar yoksullara gider. Olması gereken yön budur. Fakat Fenerbahçe'nin yeni başkanı ve Türkiye'nin en büyük holdinginin prensi Ali Koç'un başlattığı "fener ol" kampanyası bunun tam tersi yönünü bizlere gösteriyor.



Altyapıdan yerli futbolcu gelişmeyen Türkiye'de oynaması için yabancı futbolculara tonla para veriliyor. Futbolun tarihi ve ekonomik merkezi Avrupa olduğu için oyunculara, teknik direktörlere, çeşitli görevlilere milyonlarca euro maaş başlanıyor. Futbol kulüplerinin borç içinde yüzmelerinin en büyük nedeni bu.

Ülkemizin doğrudan veya dolaylı olarak her bir ferdinden beslenen Fenerbahçe gibi kulüpler devletten teşvikler, vergi indirimleri ve hibe krediler alarak hayatlarını sürdürüyorlar. Borç ile geçim halkası bozulmuş olan kulüplerin durumunu gören siyasi iradenin sabrı tükenmiş olabilir; "artık şu borcunuzu kapatın" denmiş olabilir.

Yeni başkan Ali Koç soyadının getirdiği güçle Erdoğan'dan öncelikli randevu alma hakkına sahip. Gene böyle bir randevu sonunda bir kamu bankası olan Ziraat bankası üzerinden "borç yapılandırma" başlatılmıştı. Fakat bunun da bir pazarlığı yapılmış olabilir. 

Yani Erdoğan, "Bak Ali, Beşiktaş "feda" diye bir şey yaptı, çok da başarılı oldular. Kaç senedir şampiyonlar. Siz de böyle şeyler yapsanıza" gibi konuşmuş olabilir. Hatta bundan da sert olarak Fenerbahçe'nin borçları hatırlatılmış ve üzerinden oluşacak yaptırımların sinyali verilmiş olabilir. Bizim Ali de elindeki dosyayla başlamıştır anlatmaya.

Ali Koç bence siyasi irade ile aynı şeyleri düşünüyor. Çünkü Fenerbahçe'nin gelir-gider tablosunu gördüğünde ağzı açık kalmıştı. Bu borcun normal şartlarda ödenmesinin imkansızlığına ve bir "feda" kampanyasına ihtiyaç olduğuna o da inanmış olabilir. Yani siyasi irade baskı yapmasa da büyük Fenerbahçe aşığı Ali Koç gene bu yardım kampanyasını başlatacaktı. 

Artık eskisi kadar takip etmediğim Fenerbahçe'nin halinden haberdarım. Küme düşme hattında debelenen ikinci sınıf bir takım görüntüsü çiziyorlar. Milyonlarca euro kazanan fakat hiçbir şeye yaramayan futbolculara verilen paralar ziyan oluyor. Çarçur edilen gelirler borç hanesinde faiz kalemi olarak geri dönüyor. 

Fenerbahçe TV'de duygusal ve uzun uzadıya "Fener Ol" yardım kampanyasını tanıttı Ali Koç. Fenerbahçe otobüsüne silahlı saldırı yapılmasının yıl dönümünde başlatılan bu kampanya tanıtımı  bence tam bir duygu sömürüsüydü. Ali Koç, futbolcular, teknik direktör falan herkes "bize yardım edin" diye yalvarıyorlardı adeta. Milyon eurolara boğulanlar televizyon ekranında efil efil dileniyorlardı.

Türkiye'nin bir zamanların en büyük ve en zengin kulübü böylelikle asgari ücret alan taraftarından yardım isteyecek hale gelmişti. Elbette bunun sorumlusu tek bir kişi değil. Bunun sorumlusu başka bir spor dalı yokmuş gibi yalnızca futbol sporunu ön plana çıkaranlardır. Bu anlamda onlarca spor alanında faaliyet gösteren Fenerbahçe ve onun gibi kulüpler bir spor dalından zarar ettiklerinde zararlarını diğer spor alanındaki başarılarıyla kapatabilirler. Fakat ülkemizde futbolun ayrı bir kutsiyeti var. 

Uzun lafın kısası Türkiye'nin en büyük sivil toplum örgütü olarak görülen Fenerbahçe, "Fener Ol" kampanyasıyla büyük meblağlar cebe indirecektir. Bundan hiçbir şüphem yok. 

Fakat yardım edecek olanların şunları bilmesi gerekir:

Yapılacak her kuruş yardım,

işe yaramaz futbolculara ve onları oynatanlara gidecek; 

bunlara milyon eurolar vermek için alınan borçların faizine gidecek; 

bireysel hırsların ve "başarı" sevdasının israfına harcanacak. 

Bir tür milliyetçilik olan bir takımın fanatikliği elbette benim bu söylediklerimi dinlemeyecektir. O kişi bu yazıyı açtığı anda kapatacaktır belki. Ama ben gene söylemeye devam edeceğim.

Yardımlar yoksullara, düşkünlere, ezilenlere yapılır. Aşağıdan yukarıya yardım yapmak yalnızca toplumun hassasiyetlerini sömürmekle mümkündür. Bu yüzden cebinde Fenerbahçe'ye verme niyetiyle para bulunduranların tekrar düşünmesini ve hiç olmasa bu parayı yardım kuruluşlarına bağış olarak vermelerini öneriyorum. 

Fenerbahçeli futbolculardan çok yoksulun bu yardımlara ihtiyacı var.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar