BİR DEVLET PARTİSİ OLARAK CHP

TBMM Başkanı Binali Yıldırım'ın Anayasa'ya aykırı olmasına rağmen istifa etmeyip İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı adayı olması, YSK üyelerinin görev sürelerinin uzatılması ve kayyumlu belediyelerin durumu yerel seçimlerin meşruiyetini sorgulatırken, CHP bu adaletsizliğe rağmen yine seçimlerin sonuçlarını kabul mü edecek? 


Erdoğan'ın tek başına "tanrı-kral" haline geldiği bu dönemlerde muhalefet tarafında her zaman CHP vardı. İktidarın sürüklemesiyle istenilen her noktaya gelen CHP, milliyetçilerle ve devletçilerle ittifak bile yaptı, yapıyor. 

Kurucu ideolojinin tılsımlarına bağlı olarak AKP'nin güçlenmesini önlemek bir kenara, daha da şımarmalarına neden oluyor CHP. 

Şeriat korkusundan doğan laiklik aşkı CHP'yi AKP'nin oyuncağı haline getiriyor. AKP sıkıştığı her anda bu hassas noktayı kullanarak korunaklı yerlere hemen sığınabiliyor. 

Bugün "2019'da ne olsun istersin" diye sorsanız, "AKP'den önce CHP'nin hegemonyasının ortadan kalkmasını" diye cevaplardım.

Çünkü ülkenin kurucu partisi ve dolayısıyla sırtında tonlarca yük bulunan CHP tüm kararlarında neredeyse AKP'nin gizli bir destekçisi haline gelebiliyor. 

Hendek olaylarına ve yürütülen sınırdışı harekatlara karşı suskunluk, AKP-MHP ittifakına HDP'yi dışlayıp İyi Parti ittifakı ile cevap vermek, adaletsizlikleri "kabul edilemez" diyerek kabul etmek ve AKP'nin fiiliyatçı tavrına boyun eğmek CHP'nin iktidar partisi lehine kullanıldığını apaçık gösteriyor olmalı.

Tüm medyanın AKP lehine ele geçirilme işleminin artık tamamlandığı görülmektedir. Böylelikle CHP ana akım denilen medya organlarına çıkabilmek ve millete ulaşabilmek için milliyetçi ve devletçi bir tavır takınıyor olabilir. Aynı şekilde azımsanmayacak bir oy oranına sahip HDP'ye yanaştıkça "terör destekçisi, hain" olarak yaftalanmaktan da korkuyor olabilirler. 


CHP'ye yakın medya bile CHP'yi hainlikle ve terör destekçiliğiyle suçlayabiliyor. Sözcü yazarı Yılmaz Özdil ile sembolleşen vatansever Atatürkçü CHP'liler parti iradesini domine etmeyi iyi bildiklerinden  dolayı CHP'nin sola kaymasını engelliyorlar. 

Erdoğan'ın istediği de tam olarak bu. Birlik olamamış, gerçek sorunları göremeyen bir sol, güçlü bir hatip olan sağcı Erdoğan'ı 16 yıldır başımızda tutuyor. Rakibinin onlarca sefer zaferle ayrılmasından hiç mi hiç gocunmuyorlar. 

Hukuksuzluklar ve adaletsizlikler kabul edilemez ise, seçimleri boykot edin bakalım. "Biz bu adalesiz ve hukuksuz seçimlerde yokuz" deyin bakalım. Meydanları doldurun, saraylara yürüyün. "Ferman padişahınsa, meydanlar bizimdir" deyin bakalım.

Medyayı ele geçirenler CHP'yi de ele geçirmiş durumdalar. Bir oyana bir buyana sallanan CHP artık durmalı ve kendine gelmelidir. Gerekirse isminden, bayrağından ve ideolojisinden bile feragat edebilmelidir. 



Ülkemizde sosyal adaletsizlikler her yana yayılmışken sol kültüre yanaşmamak en hafif ifadeyle aptallıktır. "dinsiz ve anarşik" denerek içi boşaltılmaya çalışılan kavramlar millet zihninde değerli hale geliyor artık, özellikle de bu ekonomik kepazelik döneminde. 

"PKK'ya yakın" diyerek bir cüzzamlı gibi  HDP'nin dışlanması Erdoğan'ı ve partisini koltuklarına zamkla yapıştırmaktadır. HDP'den dönüşmesini beklemek, AKP'nin dönüşmesini beklemek gibidir. Sosyal kültür ve tabiki anketler nereye dönerse bu partiler de oraya döneceklerdir. Çünkü toplumlar aşağıdan yukarıya değişir ve dönüşürler.

Aslında kızmamız gereken zengin-fakir uçurumunun bas bas bağırdığı ülkede basılan belki de 50 bininci Atatürk kitabı olan "Mustafa Kemal" kitabının milyonlar satmasıdır. Tarih kitaplarını basmaktan matbaa makineleri bile bozuluyor artık.

CHP beklemekle ve haliyle övünmekle en iyisini yaptığa inanarak aslında sol hak arayış geleneğini baltamaktadır. "Grevleri bitirdik" sözü bile solun tek vücut halinde birleşmesine yetmeliyken sağ gücüne güç katmaktadır.

16 Nisan Referandumundaki "mühürsüz oy" rezilliğini, 24 Hazirandaki "ittifak" kepazeliğini "anayasaya aykırı ve kabul edilemez" olarak nitelendiren CHP'lilerin Binali Yıldırım'ın anayasaya aykırı olarak aday yapılması hukuksuzluğunu "kabul edilemez" bularak kabul edeceklerine inanıyorum.

O yüzdendir ki, Yaradana CHP'nin değişmesi için dualar ediyorum...
BİR DEVLET PARTİSİ OLARAK CHP BİR DEVLET PARTİSİ OLARAK CHP Reviewed by itirazonline.com Ekibi on Ocak 03, 2019 Rating: 5

Travel everywhere!