REKABET KURUMU NE İŞE YARAR?

Doğan Medya'nın bütünüyle Demirören Holding'e satılması anlaşması tamamlandı. Günlerdir tüm medya Aydın Doğan'ın medya imparatorluğunu satmasından dolayı şaşkınlık yaşıyor. Halbuki asıl sorulması gereken soru; Toplumun her gün takip ettiği medya kurumlarının satılması Rekabet Kanununa uyuyor mu? Eğer uymuyorsa Rekabet Kurulu ne iş yapıyor? Buyurun inceleyelim...

40 yıldır Türkiye'nin medya alanında reyting-tiraj anlamında zirveleri zorlayan ve tüm medya piyasasının yarısından fazlasının sahibi olan Aydın Doğan, "yoruldum,sıkıldım, yeter" diyerek medya sektöründen yaklaşık bir milyar dolarla ayrılıyor. 


Demirören Holding (Erdoğan ve oğlu Yıldırım Demirören), nereden bulunduğu belli olmayan parayı bastırarak Aydın Doğan ile anlaştığını bildirdi. 


Cumhurbaşkanı olan adaşının baskısı ve emirleri altında servetini kullandığı belli olan Erdoğan Demirören, bir kaç yıl önce ifşa edilen telefon konuşmalarında Başbakan Erdoğan'ın sert sözleri üzerine ağlayarak "nereden bulaştım bu işe ben" diyerek söz ettiği medya sektöründe imparatorluk sahibi olma yolunda son engeli de aşmış görülüyor. 


Aydın Doğan'ın medya imparatorluğu aşağı yukarı şu şirketlerden oluşuyor. Hepsini yazmaya kalksam bir günümü buna harcamam gerekir. 



Bu görüntü biraz eski. Daha önce satılmış veya kapatılmış bir kaç tane şirket de gösteriliyor.

Şimdi Demirören'in sahibi olduğu şirketlere ve piyasalara bakmak gerekir. Görülecektir ki; iki grup da rekabet kanununa göre suç işlemekte fakat kamusal engelleme güçleri bu bariz yasadışılığı görmezden gelmektedir.


Demirören holding'in şirket ağına buradan ulaşılabilir; Demirören Holding'in Şirketleri;


Neredeyse her bir sektörde devasa işler yapan, iktidarın kayığıyla ihalelere ve rantlara boğulan bu iki büyük holdingin, aralarındaki "işbirliği" kamu yararı açısından tüm rekabet ortamını alt üst etmektedir. 

Ülkede medyası olmadığı için ihale alamayan, büyüyemeyen, borçlarını ödeyemeyen "Anadolu Kaplanları"nın, bu tür adaletsiz alışverişlerle, devir-teslimlerle  soyu tüketilmek isteniyor. Yurtdışı kaynaklı tröstler ve tekeller ülkede rahatlıkla top koştururken, vergi veren, istihdam olanağı sağlayan tüm yerel şirketler yok ediliyor. 


Şimdi bu iki adaletsiz imparatorluğun bile varlığı kanunlara, adalete ve rekabete ters iken, nasıl olacak da şu kanunlar altında bu satış gerçekleşebilecek?


Öncelikle kanunları verelim. Dileyen buradan tamamına bakabilir. Rekabet Kanunu




AmaçMadde 1- Bu Kanunun amacı, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır.
Kapsam
Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukukî işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemler bu Kanun kapsamına girer.


En can alıcı madde geliyor...

Madde 7- Bir ya da birden fazla teşebbüsün hâkim durum yaratmaya veya hâkim durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri veya herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere, devralması hukuka aykırı ve yasaktır.Hangi tür birleşme ve devralmaların hukukî geçerlilik kazanabilmesi için Kurula bildirilerek izin alınması gerektiğini Kurul, çıkaracağı tebliğlerle ilan eder.




Rekabet Kanununun neredeyse her yerinde adil bir devletin emareleri görülmektedir. Kanun irinin küçükleri yemesini ve küçüklerin yok olmasını engellemek için vardır. Böyle giderse ülke yönetimi ve toplumsal yaşamın her zerresini etkileme gücü bulunan medya sektörü tek sesli hale gelecek.

Halihazırda yerel medya sıfırı tüketmişken, ulusal medyanın küçük şirketleri büyüğün imparatorluğuna boyun eğmek zorunda bırakılacaktır. 


Burada diğer muhalif veya küçük medya organlarına şunları söylemek isterim;


Sizler de ortak bir ağda dağıtım yapma yollarını aramanız gerekir. Ülkenin gidişatı kötüye gittikçe sizler de varlığınızı koruyamayacaksınız. Böyle giderse, "İmparatorluğunda bana da yer var mı?" diye dileneceksiniz. Böyle bir ortamda toplumsal ferasetten söz etmek imkansızdır.


İlk bakışta bir imparatorluğun başka bir imparatorluğu satın almasından dolayı, küçüklerin sıkıntı yaşamayacağı söylenebilir. Halbuki genel medya piyasası tekelleşiyor bu görmezden gelinmemelidir. Böyle olunca da diğer küçükler yetim kalacak ve onlar da bu imparatorlukların içerisinde zamanla eriyeceklerdir. 

Kamusal kaynakları temerküz ederek, üzerinde tasarrufta bulunma hakkı olan iktidara yakın medya anlayışı yönünden değil de, rekabet kanunu yönünden yapılan eleştiriler daha doğrudur. Çünkü serbest piyasa ve özel mülkiyet ancak devletin engelleme ve durdurma gücüyle sınırlandırılabilir. 


Mülkte bölüşüm kamusal fayda için olmazsa olmazdır. Tekelcilik ve tröst anlayışı ülkenin farklılıklarının ortak iyiyi ortaya çıkarmasını engeller.


Varılan Kanı;

Rekabet kurulu bu derin yasadışılığı görmezden geldikçe;


Doğan imparatorluğu,

Doğuş imparatorluğu,
Ciner İmparatorluğu ve
Demirören İmparatorluğu 

gibi şirket ortaklıkları varlığını sürdürmekte ve halen büyümeye devam etmektedirler. Rekabet kurulu bir an önce bu "kervana hücum" yağmasına el atmalı ve "bir dakika ya, ne oluyor burada?" demelidir. Sadece Doğan Medya'nın satılmasına değil, ülkede yapılan tüm rekabeti bozan anlaşmalara anında el atmalıdır.


Devlet niye vardır? Devlet, güçlünün zayıfı ezmesini engellemedikçe anlamını yitirmeye başlayacaktır. 


Ben de bu satın almadan rahatsız olan tüm söz konusu medya çalışanlarına şikayette bulunmalarını öneriyorum. 

Rekabet Kurulu şikayet formu