MİLLET SANDIĞA KOŞUYOR, BANKALAR KAZANIYOR

Milletin vicdanı Anayasa Referandumu ile susturulurken bankaların kârları açıklandı. Açıklanan verilere göre bankalar, 200 milyar TL'ye yakın faiz geliri ile zenginliklerine zenginlik katmış durumdalar. 15 yılda 9 seçim ve 2 referandum için sandığa koşan millet, 16 Nisan da bu gelirlerden habersiz bir şekilde oy vermesin istedik. 
























Kredi kartı ve faiz oranları ile beli bükülen milletin sırtından beslenen bankaların kârları açıklandı. Reel sektöre bir eldeki parmak sayısı kadar yatırım yapan (yani yatırım yapıyormuş gibi görünmek için yapan) bankaların faiz gelirleri alıyor başını gidiyor. Öyle ki, Türkiye'nin milli gelirinin aşağı yukarı 4/1'i kadar faiz geliri ile zenginleşen bankalar sermayeyi elinde tutarak toplumun güçsüz/yoksul sınıfı üzerinde baskı kuruyorlar. Ekonomik kriz döneminde yaşadığımız bilinciyle biz de yakın tarih verilerini ve "Adalet ve Kalkınma" vaatlerini inceledik. 

Bankacılık sektörü parayı şuradan oraya götürmekle kazanır. Kârlarının önemli bölümü ise yatırılan paraların 10/9'unu faizli krediler olarak verebilme izninde yatar(kısmi rezerv sistemi). Kredi kartları ve yatırılan paralarla verilen faizli krediler Bankaların en önemli gelir kaynaklarıdır. Yeryüzünde üretilen veya satılan hiçbir şey olmaz. Sadece para oradan oraya gider ve bankanın sahipleri ellerini ovuşturur. 

Burada 'Faiz Haramdır' diyerek veya değerlerin bankalarda birikerek atıl durumda bırakılmasına ses ederek iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisine de değinmek gerekir. 2002'de iktidar olduğu günlerden bu yana bankaların faiz gelirlerindeki katlanmaları hangi mazeret ile açıklayacaklar, hangi cevap bankaların kazanmasını engelleyecek merak ediyoruz?

Bankacılık sektörüne sövmesiyle tanınır Erdoğan. "Faiz lobisi" der durur. "Varlık fonu kuralım da şu adaletsiz piyasa saldırılarını bitirelim" denilir. Ama asla bir adım bile ileri gidilemez. Çünkü bunlar göz boyamadır. Asla ve kata bu söylenenler gerçekleşmeyecektir. Çünkü 15 yıllık tablo ortadadır. Malumun ilanına artık gerek var mı?

 Dolar yükselir, millet dolar bozdurur. Darbe olur, millet sokağa çıkar, darbeyi engeller. 

Milletin üzerinde bir faiz belası vardır ki son 15 yılda gücüne güç katmış durumda. Sizlere burada açıklanan verilerle hazırlanmış bir grafik göstermek istiyorum. Biz susalım tablo kendini açıklasın. 





























Bu tablodan anlaşılacağı gibi 2002 krizinden sonra iktidar olan AKP ve Erdoğan'ın faiz karşıtlığı lafta kalmış durumdadır. Sembolik, şekilsel ve zahiri Müslümanlık konusunda finiş bandını kilometrelerce öteden göğüsleyen söz konusu iktidar, faiz, yoksulluk ve sermayedarların tahakkümü sorunlarını bir nebze olsun çözebilmiş değildir. Üstelik şimdi de referandum borazanlığı yapılarak bu derin problemler görmezden gelinmektedir. 

Millet seçimden seçime olan bitenden haberdar olduğunu zannederek politikleşiyor. Bu dönemlerde ilk defa eleştirebiliyor yöneticilerini. Fakat aylar öncesinden gündemi değiştiriliyor, vicdanı dolduruluyor ve söğüşlendiğinin farkına bile varamıyor. 

16 Nisan'da halkoyuna sunulacak Anayasa Değişikliği Referandumunu batılı sermayedarlar gözünden incelediğim yazıya ŞURADAN ulaşabilirsiniz. 

Yorum Gönderme

0 Yorumlar