Sahiller herkesindir, ücretli olamaz!

Yaz ayları gelince yosun ve pislik içerisindeki halk plajlarında denizin keyfini çıkarmaya çalışanlara sesleniyorum: Sahiller halkındır, ücretli olamaz. Dikenli tellerle çevrelenip bölünemez. AYAĞA KALKIN!




Özel mülkiyet sınırlandırılmadığında her canlının hakkı olan su, hava, toprak, sahil bile parayla satılmaya, kiralanmaya başlandı. Devletlerin, yargının asli görevi özel mülkiyeti sınırlandırıp kamusal alanları çoğaltmak ve böylelikle toplumun ortak refahını artırmaktır. 

Ülkemizde her plan turizme göre belirleniyor. Bayram tatilleri şak diye 9 güne çıkarılırken (yalnızca memurlar ve öğrenciler için) Eğitim dönemi tatilleri tam tamına yaz aylarına denk getiriliyor. 

Turizm şirketleri sit alanlarına otel yapma yetkisine sahip olurken, yoksulluktan evini ısıtamayan insanlar giderek artıyor. 

Fotoğrafta gördüğünüz yer Kabak koyu. Bu bölgeye ulaşması çok zor olduğu için doğal güzellikleri fazla bozulmamış. Fakat gün geçtikçe ağzı sulanan rantçılar burayı da yemek isteyebilirler. Onlara karşı çıkması gereken elbette o bölgede yaşayanlardan ve oraların güzelliğini yerine görenlerden başkası değil. 

Nerede bir denize girmek isteseniz belediyelerin türlü adil olmayan ihalelerle peşkeş çektiği, devletin çeşitli çıkarlarla hediye ettiği sahil bölgeleriyle karşılaşırsınız. Bu sahil bölgeleri çitlerle çevrilir ve tabi ki paralıdır. 

Allah'ın güzelim sahillerini mülkiyetlerine geçiren ve insanları bundan mahrum edenlere karşı ayağa kalkmak bir insanlık görevidir. Çitlerle çevriler her karış alan, hepimizin sömürülen değerli bir kaynağıdır. Buna karşı durmalıyız. 


Temizlenmediği için yosundan geçilmeyen, dapdar bir alana sıkıştırılmış halk plajlarıyla yetinmek yerine Anayasa'ya göre hakkımızı talep etmeliyiz. 

Anayasa Madde 43/2 "...Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir..."

Kısıtlı bulunan güzellikleri zenginlere peşkeş çektikçe elimizde avcumuzda hiçbir şey kalmayacak. Paranın ve betonun yenmeyen bir şey olduğunu anladığımızda iş işten çoktan geçmiş olacak.

Allah'ın olan sahillere "benim" diyen, "istediğim gibi çitle çeviririm" diyenlere karşı ayağa kalkma vaktidir. 

Yorum Gönderme

0 Yorumlar