Satranç mı? Strateji oyunları mı? : Cossacks ve Red Alert

Bin yıllar önce icat edilen satrancı oynarken pek keyif almıyorum. Satranç, duygusuz, heyecansız bir kazan-kaybet oyunu hale geliyor zihnimde. Fakat bilgisayarda oynanan strateji oyunları bu anlamda ilaç gibi geliyor. Bu oyunları oynarken oyunun hikayesi içerisinde kayboluyorum.



Geçmiş zamanın olanakları döneminde satranç bence en değerli oyundu. İnsanın muhakeme yeteneğini geliştirirken stratejik öngörüsünü güçlendiriyordu. Özellikle orduları komuta edenlerin bu oyunu sıklıkla oynadığı söylenir. Bir nevi gerçek savaşın düşük bütçeli sanal bir simülasyonudur. 

Bu yazıda satranca ve oynayanlara saygısızlık yaptığımı düşünmeyiniz. O oyunun yeri gönlümüzde ayrıdır. Hala büyük profesyonellerin maçlarını ilgiyle takip ederim. Zihnimde yaptıkları hamleleri tutmaya çalışırım. Bu bile bana keyif veriyor. Beni geliştirdiğine inanıyorum.

Fakat gerçek dünyanın teknolojik olarak gelişimini gözardı etmeyelim. Her bir yanımızın elektronik aygıtlarla çevrili olduğu bu zamanda bu ilkel satrançta ısrarlı olmamızın anlamı var mı? 

Bu anlamda sizlere yıllardır oynamaktan keyif aldığım iki strateji oyunundan bahsedeceğim. Cossacks ve Red Alert ...

Bu oyunlar masa üzerinde oynanan satrancın aslında birer gelişmiş üst modelleri gibi geliyor bana. Aynı satranç gibi "tamamen eşit" durumda başlıyor ve eşit şartlarda stratejinizi savaştırıyorsunuz. 

Cossacks 3

2016 yılında özü, oynanışı yani temel motoru aynı bırakılarak remastered edilen(yenilenen) bu oyunda Türkiye dahil ondan fazla ülkeyi seçebiliyorsunuz. 4-5 temel görünüş üzerinden dağılan on küsür ülke... 

Bu oyunun Age of Empires gibi ilk sınıf strateji oyunlardan farkı üretilen insan sayısında sınır olmayışı. Yani gerekli nüfus kontenjanı için bina yaptıkça sayıca da oldukça gerçekçi bir simülasyon sunuyor oyun bize. Aynı zamanda da oyun haritaları istek üzerine muazzam boyutlara çıkarılabiliyor. Şunu söylememde yarar var: büyük haritalarda oynadığınızda günler geçmesine rağmen oyun bitmeyebilir. 


Çocukluğumdan beri oynadığım Cossacks'ın bilgisayarlardan beklediği sistem de oldukça düşük. Neredeyse var olan her bilgisayarda çalışabilir. Cossacks 3 ise biraz daha fazla sistem gereksinmesine rağmen düşük görüntü ayarlarıyla oynanabilir kılınabilir. 

Bu oyun aslında anlatılmaz, yaşanır. Oynadıkça inceliklerine vakıf olacağınız Cossacks'ın adını bir kere oynarsanız hiç unutmayacaksınız. Bu arada Cossacks, Kazaklar demek. 

Red Alert 3

Red Alert ise EA'nın satın alarak yok ettiği Westwood Studios tarafından üretilmiş bence süper bir oyundur. Bana, dünyayı etki altına almış fikirleri, ideolojileri öğrenme merakı aşılamış, derin bir senaryoya ve eşsiz müziklere sahip güzel bir strateji oyunu. 

Oyunun ilk serilerinde gelecek modern çağlarda geçen Komünistler(SSCB) ve Müttefikler(ABD,İngiltere,Fransa) savaşı var.  Red Alert 3'te de Yükselen Güneş İmparatorluğu(Japonya) bu savaşa dahil oldu ve bence oyunun çehresi bir anda değişti.



2008 ve 2009'da piyasa sürülen Red Alert 3 oldukça yeterli bir görsellikle sizlere stratejinin doruğunu tattıracaktır. Yakında yeni versiyonunu iple çektiğim bu oyunu oynarken savunmanın, saldırının, sabretmenin ne anlama geldiğini daha iyi anlayacaksınız. 

Dünyayı etki altına almış ideolojilerin, kültürlerin şekilsel, sembolik ve karakteristik özelliklerini oyunda her zaman göreceksiniz. Karakterlerin konuşmaları üzerinden yorumlar yapacak, hangi hamlenin daha anlamlı olduğunu düşünürken yorulduğunuzu hissedeceksiniz. 

Satranç oyununun bir nevi gelişmiş hali olan bu iki oyun benim en beğendiğim strateji oyunlarından. Fırsat buldukça kendimi kaptırıyorum. Elbette her şey gibi azı karar, çoğu zarar. Zamanınızı çoğunu böyle oyunlarla çarçur etmeyiniz. 

Benim bu sözlerim satranç oynamayı sevenlere yönelik. İnanıyorum ki onlar da satranç gibi, senaryosu ve müzikleri güzel oyunlar arıyorlardı. Onlara da bir faydam dokunmuşsa ne mutlu bana.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar